Nakit akışı tablosu muhasebenin ürettiği bir belge değildir; yönetimin kullandığı bir karar aracıdır. Aradaki fark şudur: muhasebe geçmişi kaydeder, nakit tablosu geleceği tahmin eder.
Aylık değil, haftalık bakın
Aylık nakit tablosu ayın ortasındaki sıkışmayı gizler. Maaş, vergi ve tedarikçi ödemesi aynı haftaya denk geldiğinde ay sonunda pozitif görünen şirket, ayın on beşinde krediye başvurur. Haftalık tablo bu çukuru önceden gösterir.
Tahsilat vadesini gerçek yazın
Sözleşmede otuz gün yazıyor olabilir ama müşteri kırk beş günde ödüyorsa tabloya kırk beş yazılır. Tablo temenniyle değil, geçmiş davranışla doldurulur. Müşteri bazında ortalama tahsilat süresini çıkarmak yarım günlük iştir ve tabloyu bir anda gerçekçi yapar.
Sabit ve değişken gideri ayırın
Satış düştüğünde hangi giderin düşeceğini bilmiyorsanız senaryo çalışamazsınız. Ayrım yapıldığında şu soru cevaplanabilir hale gelir: ciro yüzde yirmi düşerse kaç ay dayanırız?
Üç senaryo yazın
İyimser, gerçekçi ve kötümser. Kötümser senaryo korkutmak için değil, hazırlık için vardır. Kredi limitini nakde ihtiyacınız olmadan önce açtırmak, ihtiyaç anında açtırmaya çalışmaktan her zaman ucuzdur.
Tabloyu toplantıya sokun
Hazırlanıp klasöre kaldırılan tablo iş görmez. Aylık yönetim toplantısı nakit tablosuyla açılmalı ve iki soruyla devam etmelidir: geçen ay neden saptık, önümüzdeki üç ayda hangi hafta risklidir?

Tabloyu kim hazırlamalı?
Nakit tablosunu muhasebe hazırlar ama yönetim okur. Bu ayrım önemlidir: hazırlayan kişi doğruluktan, okuyan kişi karardan sorumludur. İkisi aynı kişiyse tablo genelde kayıt olarak kalır, karar aracına dönüşmez.
Hazırlık süresi ilk ay iki gün alır, sonraki aylarda yarım güne iner. Bu süre uzun görünüyorsa şu soruyu sorun: nakit sıkışıklığını iki hafta önce görmek size kaça mal olurdu?
Sık yapılan üç hata
- Vadeli çekleri tahsil edildikleri gün değil, kesildikleri gün yazmak
- KDV ve vergiyi gider satırına dağıtıp ödeme gününü kaçırmak
- Yatırım harcamasını işletme giderine karıştırıp nakit ihtiyacını gizlemek
Üçü de tabloyu bozar ama en tehlikelisi sonuncusudur. Yatırım ayrı bir satırda durmazsa şirket, işletme sermayesini yatırımla tükettiğini fark etmeden büyür.
Tablo ne zaman işe yarar?
Nakit tablosunun değeri kriz anında değil, kriz öncesinde ortaya çıkar. Üç ay sonrasını gören bir şirket kredi limitini rahat şartlarda açtırır, tedarikçiyle vade konuşur, tahsilatı öne çeker. Aynı şirket tabloyu tutmasaydı, aynı kararları panikle ve pahalıya alırdı.
Tabloyu tutmayan şirket ne yapıyor?
Nakit tablosu tutmayan şirketler nakdi banka hesabından takip eder. Bu, arabayı dikiz aynasına bakarak sürmeye benzer: nerede olduğunuzu gösterir, nereye gittiğinizi değil. Hesap bakiyesi bugünü söyler; oysa karar için gereken şey üç ay sonrasıdır.
Bir başka yaygın yöntem, muhasebeciden aylık mizan istemektir. Mizan geçmiş bir aya aittir ve tahakkuk esaslıdır; ödenmemiş faturayı gelir sayar. Nakit kararı için yanlış araçtır. İkisi de yanlış değil, sadece başka soruların cevabıdır.
Nakit tablosunu kurmak ve okumak üzerine daha ayrıntılı çalışmamız finansal danışmanlık sayfasında. Kendi tablonuzu birlikte gözden geçirmek isterseniz ilk görüşme ücretsiz.